Namaz bizi kılar.

Namaz dinin direğidir.

Namaz Dinin Diregidir

Yazar inamaz Ekim 8, 2006

                        

Namaz, dinin direğidir.

O olmadan diğer ibadetlerin bir kıymeti olmayacaktır. Namazsız bir adam, direksiz, sütunsuz bir binaya benzer ve yıkılıp gitmesi, an meselesidir. Hadislerde geçen bazı müjdeli haberler; mesela, cömertlerin cennete gideceği haberi her ne kadar bir müjde olsa da bu, namaz kılan cömert için geçerlidir. Namazsız bir cömertlik işe yarasa da, insana cenneti garanti edemez. Benim kalbim temiz deyip, o kalbi veren Allah’ın en çok istediği ibadeti yapmayan insan, sadece kendini aldatır. Çünkü, kalb ancak Allah’ı anmakla tatmin olur. Allah yoksa bir kalpte, o kalb dünya sevgisiyle dolu demektir. Bir insan namaz kılmıyorsa, kalbinde Allah’a karşı derin bir boşluk var demektir ve her an bu insanın küfür sathına geçmesi sözkonusudur. Efendimiz buyuruyor ki; “ Namaz kılmayanla küfür arasında sadece bir perde kalmıştır.” Belki de bunun için Sahabi, namaz kılmayana neredeyse müslüman değil nazarıyla bakıyordu.Allah Resulü, “ Namazı terkeden, Allah’ın huzuruna, Allah ona çok kızmış bir halde çıkar.” buyurmuştu. Bunu bilen Abdullah bin Abbas, gözleri görmez olduğunda kendisine, sırt üstü yatıp bir kaç gün namazı ima ile kılması durumunda tedavisini yapabileceğini söyleyen doktora, “hayır bunu yapamam, çünkü Allah Resulü böyle buyurdu” demişti.Hazreti Ali bir gün sabah namazına kalkamaz. O gün akşama kadar ibadetle meşgul olur. Ertesi gün kendisini, tanımadığı biri namaza kaldırır. Hazreti Ali ona “sen kimsin” der. Şeytan olduğunu söyler. Niçin bunu yaptığını sorunca da, “Yine bütün gün Allah’a ibadet etmen beni memnun etmezdi” diye cevap verir. Evet şeytan vazifesini yerine getiriyor, Hazreti Ali de kendine düşeni yapıyordu. Namaz kılmayanlar, her gün şeytanı ne kadar sevindiriyorlar, düşünmeliler! 

      Namaz, imandan sonra gelen en büyük hakikattir.

Allah pek çok yerde, imandan hemen sonra namazdan bahseder. Mü’minleri tarif ederken hep, “iman eden ve salih amel işleyen” şeklinde tarif eder. Salih amelin başı ise, namazdır. Pek çok yerde de, imandan sonra direk namazı getirir. Daha Bakara Suresi’sinin başında ‘gayba iman edenler ve namazı dosdoğru kılanlar’ şeklinde, Allah mü’minleri tarif eder. Ensardan bir zat hurma bahçesinde namaz kılarken, gözü hurma salkımlarının gölgesine ilişir ve kendisine geldiğinde kaç rekat namaz kıldığını unutur. Sonra da Hazreti Osman’a gelerek, “Beni namazda oyalayan bu bahçeyi Allah yolunda feda etmek istiyorum” der. Hazreti Osman da bahçeyi elli bin dirheme satarak hazineye aktarır. O bahçe o tarihten sonra ‘elli binlik bahçe’ diye anılır. Evet, kuvvetli bir Allah inancına sahip olan sahabi, kendisini Allah’tan alıkoyan bahçesini yine Allah yolunda feda etmeyi hiç zor görmüyordu. Namaz onların nazarında buydu.      

Namaz, mü’minin miracıdır.

 Namazın muhtevası, insanların çok engin düşünmelerine vesile olacak kadar geniştir. Namaz kılarken, derinlemesine bir aşk u şevk içinde Allah’ın huzurunda bulunmanın şuurunda olmaktan, onu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasındaki cemaatten bir fert olarak kıldığını hissetmeye kadar; doğrudan doğruya kendisini meleklerin safları arasında görmekten, bir hamlede bizim ufkumuzu açan, Arş’ın örtüsüne alnını koyuyor gibi onu eda etmeye kadar geniş bir yelpazede namazı duyma şekilleri vardır. İnsanın buna muvaffak olmasının şart-ı evveli, namazı tıpkı bir Mirac veya Mirac’ın gölgesi gibi bilmesidir. Zira o, sadece yatıp kalkmaktan ibaret bir hareketler topluluğu değildir. Mü’min için her namaz bir Mirac vesilesidir. Ve mü’mine düşen de, her namazda farklı farklı buudlarda bile olsa Miracını tamamlamaktır.

  Namaz kılmak, bir tesbih, bir ta’zim ve bir şükürdür.

 Namaza duran kimse, kendi kusurunu, günahını, küçüklüğünü, Allah’ın kusurdan, aczden uzak olduğunu ve O’nun büyüklüğünü hatırlayarak ‘sübhanallah’ ve ‘allahuekber’ der. Allah’ın sonsuz nimetine karşı sonsuz şükür gerekir. Fakat bu şükür mümkün değildir. Ancak, insan niyetiyle ve niyetini mümkün olduğunca amele dökerek bu şükrü yerine getirebilir. Bu da sağlam bir kulluk ve devamlı ibadetle olur. Kulluğun en bariz özelliği ve ibadetlerin özü ise namazdır. Namazda ‘elhamdülillah’ kelimesi bu şükrün dil ile ifadesidir.Allah, Rab’dır. Rab, besleyen, terbiye eden, büyüten demektir. Allahın sonsuz bir Rububiyeti (Rabliği) vardır. Bu durum, Allah’ın, sonsuza kadar mahlukatı beslediği, terbiye ettiği manasına gelir. Bu kadar Sonsuz ve Büyük bir Saltanat, elbette kusurdan, noksandan uzak olmalıdır. İşte bu manayı ifade eden, namazın içindeki ‘sübhanallah’ kelimesidir. Yine bu Saltanat, acizlikten, küçüklükten, başkasına muhtac olmaktan da uzaktır. Öyle olmasaydı nasıl her şeyi çok mükemmel bir şekilde idare edecek, her şeyin ihtiyacına koşacak, her şeye cevap verecekti!?. İşte bu manayı ifade eden, yine namazın içindeki, el pençe divan durarak, bel kırarak, boyun bükerek; rükûlarda, secdelerde, kıyamlarda söylenen ‘allahuekber’ kelimesidir. Yine bu Saltanat, yani bu kadar doyuran, besleyen, terbiye eden, idare eden bir saltanat, elbette karşılığında bir şükür ister. İşte namazda, her rekatta Fatiha’nın başında söylenen ‘elhamdülillah’ kelimesi, iki namaz arasındaki nimetlere bir nevi şükürdür. Ayrıca, bu manaları teyid eden, destekleyip kuvvetlendiren bir de namaz sonrası tesbihler vardır. Yani, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem tarafından büyük bir sevabı olduğu ifade edilen, terkedilmesi ise çok büyük bir boşluk ve kayıp olarak görülen, 33’er defa söylenen ‘sübhanallah’, ‘elhamdülillah’ ve ‘allahuekber’lerdir.

   Namaz kılmak hem çok kolay hem de çok kârlı bir ticarettir.

Bediüzzaman Hazretleri’nin Dördüncü Söz’de işaret ettiği gibi beş vakit namaz, yirmidört altın seviyesinde olan günlük yirmidört saatin sadece bir saatini alır, fakat ebedi bir cennet hayatını insana müjdeler. Tüccar, elbette sermayesinin hepsini harcamaz, bir kısmını yanında tutar, ta ki, ilerde işe yarasın, işini devam ettirebilsin. Hepsini birden, hem de lüzumsuz bir iş için harcarsa neticede ne olacağı belli olur. Lüzumlu bir iş için harcasa bile dünya hayatı ebedi değilken, ne kadar lüzumlu olabilir?! Şimdi, günlük sermayesinin yirmiüç saatini bu kısa dünya hayatı için harcayıp da onun bir saatini ebedi hayatı için vermeyen insanın ne kadar zarar ettiği malumdur.   

 Namazdaki secde, kulun Allah’a en yakın olduğu andır.

 Efendimiz’in ifadesidir bu.

Namaz, günde beş defa Allah’a hesap vermenin adıdır.

 Bize çok değerli bir sermaye verilmiştir. Bu sermaye ömürdür. Ömrün de kendine göre bir hesabı vardır. Mü’min her an yaşadığı hayatın hesabını verme şuuruyla yaşar. Bu şuuru her zaman canlı tutan da beş vakit namazdır. 

 Namaz, günde beş defa insanın,Yüce Huzur’da küçüklüğünü bilmesidir.

Günde beş defa Allah’ın huzurunda el pençe divan duran insan, elbette kendi küçüklüğünü hatırlayacak, neye ihtiyacı varsa, her şeye gücü yeten, her şeyi elinde bulunduran Allah’tan isteyecektir. Hazreti Ali radıyallahu anh’ı abdeste giderken bir titreme alırdı. Bu heyecanının ve ürpertisinin sebebini soranlara da ‘Biraz sonra Allah’ın huzuruna çıkacağım, nasıl titremeyeyim” derdi. 

Namaz, günde beş defa günahlardan arınmadır.

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “ Beş vakit namaz, herhangi birinizin evinin önünden akan ve günde beş defa yıkandığı suyu bol bir nehre benzer. Allah, beş vakit namaz sayesinde, günahları yok eder.” (Buhari-Müslim)Ashabdan biri bir günah işlemiş, neticeyi de gelip Allah Resulü’ne bildirmişti. O sırada şu ayet indi: “ Gündüzün başı ve sonu ile, gecenin başlarında namaz kıl; çünkü iyi ameller, kötülükleri giderir.” Sahabi Allah Resulü’ne ‘bu ayet benim hakkımda mı indi’ diye sordu. Allah Resulü de “bütün ümmetim hakkında indi” buyurdu.Bir başka Hadisinde Allah Resulü şöyle buyuruyor: “ Aralarında büyük günahlar işlenmedikçe, beş vakit namaz ve cuma namazı, günahlara keffarettir.”Bir diğer Hadis de şöyle: “ Herhangi bir kimse, farz bir namazın vakti gelince onun abdestini tam alır, rükusunu tam yapar ve o namazı huşu ile (Allah’a saygıyla ve O’ndan korkarak) kılarsa, o namaz, o güne kadar işlemiş olduğu günahlara keffaret olur. Bu her zaman böyledir.” Selman Farisi anlatıyor: “ Bir gün Allah Resulü ile beraber bir ağacın altında bulunuyorduk. Ağacın bir dalını aldı ve salladı. Daldaki yapraklar dökülünce bana ‘niçin böyle yaptığımı sormayacak mısın?’ dedi. Ben de niçin yaptığını sordum. Buyurdu ki: “ Bir müslüman güzelce abdest alır ve beş vakit namazı kılarsa, şu yapraklar döküldüğü gibi onun da günahları dökülür.”Allah Resulü zamanında iki kardeş müslüman olur. Bir şehid olur diğeri de bir sene sonra ölür. Talha bin Ubeydullah rüyasında, sonra ölenin şehid olandan önce cennete girdiğini görür ve durumu hayretler içerisinde Allah Resulü’ne aktarır. Allah Resulü şöyle der: “ O sonradan ölen, şehid olan kardeşinden sonra, altı bin küsür rekat  namazını kılmadı mı, Ramazan orucunu tutmadı mı? O halde iki kardeş arasında yerle gök arası kadar fark vardır.” Allah Resulü’nün vefat ederken yaptığı vasiyetin tamamı şuydu: “ Aman namaza sarılın! Bakmakla yükümlü olduğunuz kimselerin (işçi, köle, cariye, yetim..vs.) hukukunu gözetin.”  Efendimiz’in hizmetçisi olan Enes bin Malik diyor ki, ‘Canı boğazına gelene kadar, dili döndükçe bunu tekrar etti.’  

Namaz, insanı bütün fuhşiyata ve kötülüklere karşı koruyan bir siperdir.

 Cenab-ı Hak, Ankebut sûresi, 45. Ayet’te şöyle buyuruyor: “ Hiç şüphe yok ki namaz, insanı çirkin işlerden ve haramlardan alıkor.” Fakat bu namaz, gerçekten, Allah’ı görüyor gibi kılınan namaz olmalı.

 Namaz kılmayı gerektiren deliller:

1- Başta Cenab-ı Hak, namazı emreder. O’nun kulu olan, O’nun biricik isteğini yerine getirmez mi?

2- Melek ve Peygamberler başta olmak üzere, bütün nurani şahsiyetler, en büyük şerefi Allah’a bağlılıkta bulmuşlar, bunu da namazla göstermişler. Allah Resulü, sabahlara kadar namaz kılmaktan ayakları şişiyordu. Neden böyle yaptığını söyleyenlere de, “Allah’a çok şükreden bir kul olmayayım mı?” diyordu.Hazreti Ömer hançerlenmiş yatıyordu. Baygındı ve bir türlü ayıltamamışlardı. O sırada Misver bin Mahreme gelir. Durumu öğrenince, “O’na namazın geçtiğini söyleyin, hemen ayılır.” der. Ömer’e, “Yâ Ömer, namaz!” derler. Ömer, birden yerinden doğrulur ve “Öyle mi, vallahi namazı terk edenin İslam’da payı yoktur.” der. Ve sonra da vücudundan kan aka aka namaz kılar.Hazreti Osman, gece kıldığı bir rekatlık namazda Kur’an’ın tamamını hatmediyordu.Esved bin Yezid En Nehaî, Sahabi’nin arkasından yetişen en büyük insanlardan biriydi. İbadetiyle meşhurdu. Gece sabaha kadar, evinin damında bir sütun gibi durur ve namaz kılardı. Komşusunun çocuğu da O’nu gerçekten bir sütun zannederdi. Bir gün çocuk o sütunu yerinde göremez ve annesine “Anneciğim, şu damın üstündeki sütuna ne oldu?” diye sorar. Annesi şöyle cevap verir: “ Yavrum o sütun değildi. O, Esved’di. Bugün öldü.”

3- İnsan gayet aciz, küçük, güçsüz ve muhtac olarak yaratılmıştır. Bu durumunu telafi için mutlaka En Büyük, Sonsuz Kudret sahibi, Hiçbir şey muhtac olmayan Allah’a dayanmak, O’na bağlılığını ortaya koymak zorundadır. Bu da en iyi şekilde namazla olur. Çünkü günde beş defa insan O’nun huzuruna varır ve el pençe divan durur. Böyle biri için Allah, her şey demektir. Ayet şöyle der: “ Kul için Allah yetmez mi?”  Evet, O’nu bulan her şeyi bulmuş, O’ndan kopan ise her şeyden mahrum kalmış demektir.

4-İnsan fıtraten mutlaka birine kulluk yapacak şekilde yaratılmıştır. Görülüyor ki, Allah’tan başka her şeye gücü yeten, bütün ihtiyaçlara cevap verecek kimse yoktur. Öyleyse, O’na kulluk etmeli, O’ndan başkasının kapısını çalmamalı. Bu duyguyu da ifade eden ve canlı tutan, namazdır.

5-Namaz kılmak, diğer bütün mahlukatın hukukunu gözetmek demektir. Çünkü, Kur’an’ın ifadesiyle kainatta her şey Allah’ı tesbih etmektedir. İbadetsiz özellikle de namazsız bir insan, kainatın bu ibadetini görmez, göremez. Çünkü herkes çevresine, kendi içinde bulunduğu psikoloji ile bakar. Ümitsizlik içinde kıvranan biri, herkesi ümitsiz zanneder. Bütün hadiseleri öyle yorumlar. Neşeden uçacak hale gelen biri de, herkesi neşeli zanneder. İbadetsiz biri de, her şeyi boş, vazifesiz zannederek onlara zulmeder. Halbuki çiçekten, taşa kadar her şey Allah’ı zikreder. Çiçek toplamak için kırlara çıkan Yunus, hiç bir çiçeği koparamadan geri döner. Çünkü, bütün çiçekler zikir halindedir. Çünkü Yunus da her zaman Allah’ı anmakta dolayısıyla da onun için bütün kainat zikir halindedir. Allah, taşların Allah korkusundan dolayı yuvarlanıp parçalandığından, un ufak olduğundan bahseder.

6- Namaz kılmayan, aynı zamanda kendine zulmeder. Çünkü, insanda inkişaf etmeyi bekleyen, serpilip gelişmeyi, mükemmel hale gelmeyi bekleyen pek çok duygu ve kabiliyet vardır. Bütün bunların gelişip yararlı hale gelmesini Allah ibadete bağlamıştır. İbadet vesilesiyle insan, zamanla bir melek haline gelir. Hatta bir yerde meleklerin bile gıpta ettiği bir konuma sahip olabilir.  İbadet edenle ibadet etmeyenin yaşadığı hayat, hayattan duyduğu lezzet bu duruma delildir. Yalnız insan gerçekten duya duya ibadet ettiği sürece bunu farkedecektir. Diğer türlü, geçiştirilerek yerine getirilen ibadetler, insanı mükellefiyetten kurtarsa da bahsettiğimiz terakkiyi yaşatmayacaktır.   

About these ads

98 Yanıt to “Namaz Dinin Diregidir”

  1. sümeyya demiş

    qweklşasdfghxcvbnxcvbnnghjtyutyutfdfrwsdeascdxvbdghfh vdthr6r6utu

  2. sude demiş

    yorum

  3. sude demiş

    temizlik

  4. şule demiş

    bana göre bu site çok iyi olmuş. insanlar istedikleri zaman din dersiyle ilgili herşeyi bulabilir.çokkkkkkkkkkkkkk güzel olmuş.namaz.wordpress.com .tr. ya çok teşekkürler.süper olmuşşşşşşşş.

  5. şule demiş

    Gine ben çok uzun bir yazı olmuş ama güzel ve anlamlı bir yazı olmuş. teşekkürler namaz sitesi seninle gurur duyuyorum teşekkürler.

  6. şule demiş

    hiç böyle yazılır mı .benden örnek almaları gerekir.teşekkürler

  7. arda demiş

    namaz kılan bir insanın hayatı nasıl olmalı

  8. gülçin demiş

    bence bu site çok güzel olmuş. bu siteyi yapan herkese teşekkürlerimi iletiyorum…

  9. burak demiş

    siz bunları buraya koymuşsunuz da bir sorum var size bu kırmızı reklerle yazılmış başlıklar peygamberlerin söylediği sözler mi? bu sorunun cevabını en kısa sürede bana ulaştırın bu msn adresine

  10. büşra demiş

    site çok güzel olmuşta ben namazla miraç arasındaki fARKI SORUYODUM

  11. inamaz demiş

    s.a

    Ramazan kardeşim kimsenin bir şeyi silinmez eğer gönderilmiş olan mesajlar site haricinde başka bir mesaj içeriyo ise ancak silinir
    ama şuan göndermiş olduğun

    ramazan Diyor:
    13 Jan 2007 12:45 pm e
    benim şeylerimi niye sildiniz

    ramazan Diyor:
    13 Jan 2007 12:46 pm e
    feray tugba benim aşkım

    salak lar h

    ramazan Diyor:
    13 Jan 2007 12:48 pm e
    beni m şeylerim silinmesin

    ramazan Diyor:
    13 Jan 2007 12:48 pm e
    aa

    ramazan Diyor:
    13 Jan 2007 12:49 pm e
    bu siteyi kim kurduysa alllah belalardan eksik ettin

    bu mesajlar silinecektir bilgine çünkü eğer site geneline de bakarsan bu tarz mesajların yeri olmadığını görürsün hakka girmeyelim lütfen hayırlı mesajlarlarda buluşma dileği ile…

    selametle

  12. cenab-ı allah birdir

  13. tugba demiş

    s.a huşu icinde namaz kılmak nıye bu kadar zor?bakıyorum kendıme ve insanlara…allah yar ve yardımcımız olsun…

  14. levent , demiş

    Allah’a daha çok yakın olduğumuz anlardır namaz zamanları içimizden gelen bir duygu coşku selidir allah’a yönelir allah’ı anarız
    dua’larımızla onu yüceltiriz dualarımızla yardım dileriz,
    Her şeyi bilen ve gözeten o’dur ki bütün herşey en ince detaylarına kadar allaın bilgisinde ve her şey normal seyrinde dir .
    Yeter ki biz allah’a yakın ve yolunda olalım sonrası mı her şey onun izni ile saat gibi işler ;
    Saygılarımla..

  15. mustafa demiş

    s.a musluman kardeşler…

  16. mustafa demiş

    allah filistine yardim etsin…

  17. mustafa demiş

    site cok güzel olmusta fatihe suresini anlamı ne zaman ındırıldıgı hakkında bılgı bulamadım…

  18. inamaz demiş

    s.a

    mustafa kardeşim siteye Surelerin ne zaman indirildiğine dair bilgi eklenmemiştir
    sadece bazı kısa surelerin arapçalrı türkçeleri ve anlamları yer almaktadır namaz sureleri adlı kategoriye bakabilirsiniz
    bakınız fatiha suresi için
    http://inamaz.wordpress.com/2006/09/23/fatiha-suresi/

    nezaman indirildiğine dair bilgi almak istiyorsan sana bu siteyi önerebilirim

    http://www.kurandaara.com/

    http://kuran.gen.tr/

    selametle

  19. eslem demiş

    site güzel fakat nasıl isteyerek namaz kılınır,onun cevabını bulamadım:-/

  20. cengiz mersinli demiş

    bu siteye emegi geçen tüm müslüman mumin kardeşlerim den allah razı olsun rabbim cenabu allah sizlere ebedibir hata boyu bilgiye mahkum etsinki biz diger müslümanlar da faydalanalım diye sözünüz allah diliniz allah kalbiniz ise laillaheillallah diye zikir ediyorsa bizi bilgilen dirmeye devam edin bilgi paylaşıldıkça faydalıdır paylaşılmayan bilginin ne faydası vardır nede degeri vardır siz ise endegerli olanı seçin allaha emanet olun

  21. cihan demiş

    allah razı olsun sızden.allah(c.c) tum ummet-i muhammedi bağıslasın.amin

  22. ali demiş

    yav kardeşim ben namazda söylenen sözleri ve anlamlarını arıyorum benim karşıma başka şey çıkıyor

  23. inamaz demiş

    s.a

    Ali kardeşim namazda söylenen söz derken neyi kasdediyorsunuz şayet surelerden bahsediyorsanız sitede namaz sureleri adı altındaki kategorimizde arapçası, türkçesi ve anlamı yer almaktadır kanımca size fazlasıyla yardımcı olacaktır.
    selametle

  24. vedat demiş

    bu sitedeki her sure ve dualar için çok teşekkür ederim.çok güzel olmuş size hayatınızda başarılar dilerim.

  25. mizgin demiş

    ü
    i,ği,

  26. gurbet demiş

    SLM SİTE YÖNETİCİLERİ HEPİNİZİN ELLERİNE KOLLARINA SAĞLIK ÇOK GÜZEL OLMUŞ SİZLERE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM EMEK SARFETMİŞSİNİZ YÜCE RABBİM BİLİN Kİ BUNLARINI KARŞILIĞINI EBEDİĞİ YERİMİZDE KARŞINIZA ÇIKARTACAKTIR BUNU KESİNLİKLE UNUTMAYIN AYRICA BURAYA ZİYARET EDENLERE SESLENİYORUM LÜTFEN DOĞRU DÜZGÜN YORUMLAR YAZIN ALLAH RIZASI İÇİN ÇÜNKÜ BİRŞEYLER YAPILMIS UĞRASILMIS VE ÖNÜNÜZE SERGİLENMİŞ BUNUN KIYMETİNİ BİLİN LÜTFEN VE LÜTFEN NAMAZLARINIZI KILIN İHMAL ETMEYİN CENNET MEKANLARINI GÖRMEK VE ALLAHIN RIZASINI KAZANMAK İSTİYORSANIZ SAYGI VE SEVGİLERLE KÜTAHYADAN SESLENİYORUM……………….

  27. Biz Allahin kuluyuz biz Allaha inanmaliyiz.Biz namazlarimizi vaktinde yapip kotu sheylerden kachmalioyiz.Bak arkadasshlar siz bilin ki bu dunyada yap[tigimiz gunahlar o dunyadan sorulacaktir.bIRISININ HAKKINA GIRMEYIN.sON OLARAK SOYLEYEYIM VAKTINIZI GUZEL DEGERLENDIRIN……..

  28. Esra demiş

    Yazıda herşey çok güzel açıklanmış,Rabbim; siteyi kuran ve emeği geçenlerden razı olsun inşallah..
    Selametle..

  29. aysun demiş

    selamün aleyküm allahım hepimizin yardımcısı olsun.allah affedici hepimizi affetsin ya rabbim amiiin.yazı gerçekten çok güzel olmuş allahım herkese öyle namaz kılmayı nasip etsin ammmiiiiin.

  30. ramo demiş

    cokharika

  31. zeynep demiş

    ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN EMEĞİ GEÇEN HERKESTEN RESMEN PEYGAMBER EFENDİMİZLE VE ASHABLARIYLA KONUŞUR GİBİ OLDUM SAĞOLUN YORUM YAZAN ARKADAŞLARA SESLENİYORUM NEREYE GİDİYOR BU GENÇLİK LÜTFEN SAYGILI OLUN İNSANLARA BU GÜZEL İŞLERİNİZİN DEVAMIN BEKLİYORUZ ESSELAMÜ ALEYKÜM ALLAHA EMANET OLUN CÜMLE ÜMMETİ MUHAMMEDİN KALBİNE ALLAH AŞKI DOLSUN İNŞALLAH

  32. nurgül demiş

    cenabı hak ayeti kerimeleriyle ve efendimiz sav hadisleriyle namazın önemini dikkat cekilmiştir yani söylenecek söz yok diyorum……

  33. ozden demiş

    Bu sıteyı hazırlayanlardan allah razı olsun bu cok guzel Allahım sen cok buyuksun herkese namaz kılıp gunahlarından arınmayı manevi rahatlıga kavusmalarını nasıp eyle.

  34. Cafer demiş

    Öncelikle bu siteyi yapan kardeşlerimden Allah razı olsun.
    Namaz kılmak çok büyük ve çok güzel bir ibadet. Yüce Rabbimin verdiği nimetlerden faydalanıyoruz. Ki en büyük nimetler hava, su ve topraktır. Yüce Rabbimin verdiği rızıkları yiyoruz. Faydalanıyoruz. Neden utanmadan hala namazımızı kılmıyoruz. Kendi ibadetlerimizin hırsızlığını yapıyoruz. Arkadaslar namazlarımızı kılalım. Borçlarımızı ödeyen emin güvenilir insanlardan olalım. İslamda çelişki aramayalım. Kendi çelişkilerimizi düzeltelim. Ne güzel söylemiş Hz. Mevlana.(Bu dünyada amel var hesap yok,öbür dünyada hesap var amel yok). Selametle

  35. hakan demiş

    yüce allahımın affediciliği cümle MUHAMMED (s.a)ümmetinin üzerinde olsun inşallah.hem bilgilendik hemde namazlarımıza daha da bağlanmışızdır inşallah.ben öyle hissettim.allah cümlenizden razı olsun hayırlı çalışmalar.

  36. tuğba demiş

    siteniz çok güzel olmuş.ALLAH RAZI OLSUN HAZIRLAYAN VE EMEĞİ GEÇENLERDEN…RABBİM ihlasla namaz kılan ve namazı kabul olanlardan eylesin hepimizi…

  37. ŞAHİN demiş

    yarabbı tek ilah sensin bugün askerliğime9 ay kaldı bana dua edin vatan için gıdıyorum ilim için döneceğim SAHIN_CAN_TIR@hotmail.com

  38. ŞAHİN demiş

    bir agaç dahi dikene cenneti müjdeleyen yüce rabbimize hamd olsun arkadaslar 19 yasındayım zaman gazetesınde çalışıyorum abone olma durumunuz varsa allah rızası için fetullah hoca efendidende allah razı olsun SAHIN_CAN_TIR@hotmail.com

  39. furkan demiş

    süper bi yer… tebrikler :)

    ne_nerede_ne_zaman@hotmail.com

  40. merwe demiş

    öncelikle siteyi hazırlayan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum gerçekten çok güsel olmuş.ben namaza yeni başladım ve böle şeyleri okudukça hiçte bıırakasım gelmiyo. yüce allaha karşı çok günahımız var inş cennete girenlerden oluruz.allah sizden razı olsun hayırlı işler tekrardan teşekkür ediyorum hayatta başarılar (amin)…

  41. Aysel demiş

    Yüce Rabbimin selami bütün müslümanlara olsun.Bu siteleri
    hazirlayanlardan ve emegi gecenlerden ALLAH c.c. razi olsun.
    Sizlerden ricam:Lütfen bes vakit Namazin hepisinide basindan sonuna kadar canli olarak gösterirmisiniz. Zaten bu var derseniz, benim baktiklarimda mesela diyorki:Fatiha suresinden sonra herhangi bir zammi sure okunur. Benim istegim bu hangi sure oluyorsa oda basindan sonuna kadar okunsun. Bu sekilde cocuklar daha kolay ögrenirler saniyorum. Allah c.c. sizlerden razi olur insallah.

  42. muhammed demiş

    biz insan oğlu olarak bazen ters yolu seçiyoruz oysaki en güzel yol bu değil midir namaz kırmak,oruç tutmak, ve buna benzer bir çok ibadet etmek…

  43. mustafa demiş

    selamün aleyküm abiler kardesler.ben namaz kilmak istiyorum ama dualarin hepsini bilmiyorum bildiklerimde de sasiriyorum.ve dogrusu su dualari ezberlemem biraz surer ve ben biran once namaza baslamak istiyorum.dualari not alip onume koyarak ve okuyarak kilabilirmiyim.bu sekilde hem namazimi kilip hem bir yandanda dualari ezberlersem olurmu.allah cumlemizden razi olsun

  44. sevgi demiş

    bu siteden ödevim için sadece birkaç cümle alacaktım ama çok güzel şeyler yazılmış herhalde bunun yüzünden hepsini yazdım.

  45. irem demiş

    bence güzel hatta çok güzel ben şahsen çok beyendim mesela dinden ödevim vardı ne yazacağımı bilmiyordum ama burda çok güzel şeyler vardı ve ben onlardan esinlenerek kompozisyon yazdım ben ce bu site çok güzel

  46. irem demiş

    bence fazla bir şey yok

  47. çisem demiş

    bence bir iki şeyin anlamını daha yazın mesela duan olmasa ne önemin var gibi

  48. eylem demiş

    bilmiyorum ama güzel yada değil yok yok vazgeçtim müthiş

  49. ............. demiş

    bence müthiş

  50. fg demiş

    jhkjbj

  51. eylül demiş

    gzl olmuş daha da iyi olabilir sağolun…..

  52. gülçin demiş

    ya bide namaz dinin direğidir ne demek onu da koysaydınız ya

  53. tuğba demiş

    as seyidine muhammat ve ala sahbihi

  54. hatice demiş

    çok güzel olmuş namaz hakkında doğru bilgi sizden allah razı olsun çünkü bizim ödevlermize yardımcı oluyo

  55. ahmet demiş

    UYARI:
    Makalenin yazarı Ahmet Bin Zeyni Dahlan kimdir?

    Makalenin yazarı Ahmet Bin Zeyni Dahlan 19.y.y.’da Mekke’de yaşayan büyük bir islam alimidir. “Şeyh-ül Ulema” sıfatını kazanmıştır. İslam alemine sayısız eser kazandıran Zeyni Dahlan Mekke Şâfî müftülüğü görevini de bir dönem yürütmüştür.

    Bismillahirrahmanirrahim

    O rahman, O rahim olan Allah’ın adıyla. Hamd, âlemlerin rabbı olan Allah’adır. Salatü selam, peygamberlerin en şereflisi Efendimiz Hz. Muhammet ve Onun âl ve ashabına olsun.

    Biliniz ki ey din kardeşlerim, Allah (c.c.) bizi ve sizi dinde fakih kılsın, bize rüştümüzü ilham etsin ve bizi nefislerimizin şerrinden korusun:

    “Şüphesiz namaz, dinin direğidir. Kim onu dosdoğru kılarsa dinini ayakta tutmuş ve kim onu terk ederse dinini yıkmış olur.” musibetlerin en büyüğü, kabahatlerin ve ayıpların en kötüsü, namazı hafife almak, cuma namazını ve cemaati terk etmektir. Öyle ki, Allah (c.c.) namaz ile dereceleri yükseltmiş. kötülükleri örtmüştür. Yer ve gök ehli o namazla Allah’a kulluk ederler. Namazı hiç bir Müslüman terk etmez ve dünyası onu namazdan alıkoymaz. Ancak şekavet’i çok olan, günahı büyük olan, ticaretinde zarar eden ve bu zarardan pişmanlık duymayanlar müstesnâ… Namazı ter eden kimse Allah’ın gazabına uğramıştır ve (inkar ederek terk eden) İslam’ın dışında ölür. Cehennem onun barınağı kızgın ateş onun azap yeri ve son durağıdır. O, Allah katında lanetlenmiştir. Onun yerinden ve göğünden kovulmuştur.

    Hz. Ali (r.a.) rivayet olunmuştur: Resûlullah’ın (s.a.v.) şöyle dediğini işittim:”Namazı terk eden, onu kılmayan mü’min kullar için Allah (c.c.) alnına -Bu Allah’ın rahmetinden çıkmıştır- yazar. Ben ondan beriyim. Kul bir farzı terk ederse ismi cehennem kapısına yazılır.”

    Hz. Ömer b. Hattab ve Ebû Hureyre’den (r.a.) rivayet edilen başka bir hadis-i Şerifte; sonunda buyurdu ki: Cibril bana geldi ve oku dedi. Ne okuyayım? dedim. Dedi ki: (Kur’an’dan şu ayeti oku): “sonra bu peygamberlerle salih kimselerin arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki , namazı bıraktılar, şehvetlerine uydular. Bunlar cehennemdeki ‘gayya’ vadisini boylayacaklardır. (Meryem Suresi, 59) Ya Cibril dedim, benden sonra ümmetim namazı terk mi edecek? Evet dedi. Ahir zamanda ümmetinden bir kısım insanlar gelecek. Namazı terk ederler, vakitleri tehir ederler, şehvete tabi olurlar, para onların yanında namazdan daha hayırlıdır. “Çok esirgeyici nezdinde ahd edilmiş olanlardan başkaları şefaat -hakkına- mâlik olamayacaklardır. (Meryem suresi, 87.) Ayetinin tefsirinde Rasulullah’ın (s.a.v.) buyurdu ki: O ahidden murat beş vakit namazdır.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki: Cenabı hak kulları üzerine tevhidden sonra namazdan daha sevgili hiçbir şeyi farz kılmadı. Eğer namazdan başka Allah’a daha sevgili bir şey olsaydı, melekler kendisine onunla ibadet ederlerdi. Onların kimi rükuda kimi secdede, kimi de kıyamdadır. Denilir ki: semada namaz kılan melekler rahmanın hizmetkarı diye isimlendirilirler. Ve bununla diğer meleklere övünürler.

    Ebü’d-Derda (r.a.) dedi: Allah’ın hayırlı kulları güneşi, ayı ve gölgeyi Allah’ı anmak -yani namaz- için gözetirler. Rivayet edilir ki: kıyamet gününde kula ilk sorulacak şey namazdır. Eğer namazı tam bulunursa diğer amelleri kabul edilecek, eğer eksik bulunursa diğer amelleri de reddedilecektir.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Ebû Hüreyre’ye buyurdu ki: “Ey Eba Hüreyre, ehline namazı emret. Şüphesiz Allah (c.c.) beklemediğin bir cihetten sana rızık gönderir. “Bunun delili şu ayet-i kerimedir: “Ey Resulüm, ehline ve ümmetine namazı emret. Kendin de ona sebat ile devam eyle. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akıbet takva sahiplerinindir.” (Sure-i Taha, 132) Ata el-Horasani der ki: yeryüzünün her hangi bir bölgesinde Allah’a secde eden hiçbir kul yoktur ki; kıyamet gününde, o yer , ona şehadet etmesin ve öldüğü gün ağlamasın.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki: “kim kasdet namazı terk ederse, Muhammed’in (s.a.v.) zimmeti ondan uzak olur. ” ve yine (s.a.v.) buyurdu ki: “Beş vakit namazı Allah (c.c.) kullarına farz kıldı. Kim onları vaktinde eda ederse kıyamet gününde kendisi için nur ve (burhan) olur. Kim onları terk ederse Firavun ve Hâmân ile haşr olunur.”

    Uzun bir hadiste: Cebrail (a.s.) Peygamber Efendimize (a.s.v.) geldi ve dedi: “Ey muhammed! Allah, namazı terk edenin orucunu, sadakasını, haccını, amelini ve zekatını kabul etmiyor. Namazı kasten terk eden Tevrat’ta, İncil’de, Zebur’da ve Kuran’da lanetlenmiştir. Namazı terk edenin üzerine her gün ve gece bin lanet ve gazap iner. Melekler onu yedi kat semadan lanetler. Ya Muhammed namazı terk edenin senden yana nasibi yoktur, şefaatine nail olamaz. O senin ümmetinden de değildir. Ya Muhammed! Namazı terk eden kimse hastalandığında ziyaret olunmaz, cenazesine gidilmez, selam verilmez, onunla yenilmez-içilmez, arkadaşlık edilmez oturulmaz, onun dini de yoktur. Ona emanet olunmaz, onun Allah’ın rahmetinden nasibi de yoktur. O cehennemin dibinde münafıklarla beraberdir. Namazı terk edenin azabı iki misli arttırılır. Kıyamet güne elleri boynunda kelepçeli olarak gelir. Melekler ona vururlar, cehennemin kapıları açılır, ok gibi oradan içeri girer de cehennemin dibinde Karun ve Haman’ın yanına tepesi üstü düşer. Namazı terk eden kimseye, ağzına kaldırdığı lokma der ki: Allah sana lanet etsin, ey Allah’ın düşmanı! Onun rızkını yiyorsun da farzlarını eda etmiyorsun. Namazı terk eden kimseden vücudundaki elbise kurtulmak ister ve der ki: Şayet rabbim beni senin emrinin altına vermeseydi senden kaçardım. Namazı terk eden, evinden çıkınca ev der ki: Allah sana seferinde dost olmasın, senin izinden kimse gelmesin ve ehline de sağ salim meyesin. Namazı terk eden, hayatında da öldükten sonra lanetlenmiştir. Namazı (inkaren) terk eden Yahudi olarak ölür, Hıristiyan olarak haşrolur (yargılanır).”

    Sahih bir hadiste varid olduğu üzere:”muhakkak sen bilen ve ilmiyle amel etmeyen kimselere dahilsin çünkü şeriat ahkamından bir şey bilen fakat onunla amel etmeyen ve onu başkalarına öğretmeyen herkes, ilmiyle amel etmeyenler grubuna dahildir. ”

    Zira namaz kazananların ganimetidir. Cennetle müjdelenenlerin zaferidir. Salih zahitlerin rahatıdır. Hidayete eren bahtiyarın adetidir. Aşıkların en iyi teselli kaynağıdır. Yüce ariflerin ganimetidir. İlmiyle amil olanların merhemidir. Onları hiçbir meşguliyet namazdan alıkoymaz.

    Salatü selam, peygamberlerin en şereflisi Efendimiz Hz. Muhammet ve Onun âl ve ashabına olsun. Hamd, âlemlerin rabbı olan Allah’adır.

    * Ahmet Bin Zeyni Dahlan’ın “Namaz Dinin Direğidir” adlı kitabından özetlenerek alınmıştır.

  56. aaa demiş

    aradığım herşey var:)

  57. sss demiş

    ben bulamadım len nasıl buldun sen

  58. irem rumeysa demiş

    bune ben de aradığımı bulamadım hemde konuyla hiç alakası yok

  59. fuat demiş

    RABBİM cümlemizi HAK yolunda olan kullarından eylesin inş. boyle siteler bu tarz yazılar herzaman kesinlikle güzel faydalı ve teşvik edicidir.yapandan yazandan ALLAH razı olsun

  60. eylül hazal demiş

    ödevde çok lazım oldu çok teşekürler

  61. eylül hazal demiş

    süper biyer.. tebrikler:)

  62. esnur demiş

    walla ödev için iii yarın hocaya okurummmm

  63. dilek demiş

    süper ya aradığım herşey var

  64. gamze demiş

    bence bu site cok hayırlı ve çok güzel bi site olmuş

  65. yeliz demiş

    gerçekten de akıl alıcı şeyler yazılmıış bu tür bilgiler akılı olan öğrencilere vb. gibi başka kişilere yardım ediyor çok teşekkür ederiz bilgili şeyler yazılmış

  66. enes demiş

    çoooooooookk gzl olmş :D eline sağlk :D

  67. enes demiş

    fenaaaaa :@ :P :S

  68. Prenses demiş

    Ödev için çooookkkkk Yardmcı Oldu saqoLun :)

  69. Mine demiş

    Çok Güzel.Bunu yapanın kollarına sağlık.Çoo..k güzel olmuş.Teşekkürler

  70. lara demiş

    namaz insanları doğru yola getirir sizde ibadet edin sizde o duvarı geçin ve başarın

  71. batuhan demiş

    
    
    	
    
  72. aleyna demiş

    bence çok güzel bir açıklama olmuş :D

  73. zeynep demiş

    harika muhteşem ağladım

  74. sevda demiş

    çok güzel duygulandım allah sizden razı olsun

  75. Bayram demiş

    Namaza yeni başladım allaha şükürler olsun bu yazıları okuyunca kılmadigim günlere acıdım allah cümlemize nasip etsin

  76. dxtyo demiş

    ıurbglıhregaehrtgjhghjtdghmdghjk

  77. gmznr demiş

    çok güzel bir site olmuş ellerinize sağlık çok işime yaradı :)

  78. ahmetsabanci67 demiş

    Allah Razı olsun ….

  79. melike demiş

    iyiki bu sityi yapmışlar…

  80. Ben Su demiş

    Bence bu site çok güzel bir site. Çünkü öğretici ve ödevime yardımcı oldu TŞK;)EVELA….bU İTEDE HER ŞEY BULUNMAKTADIR.Acaba EVVELA kelimesinin anlamı da varr mı?**Olmadığını biliyorum…Ama neyse….Kısacası hoş bir site olmu :D

  81. Ben Su demiş

    HEYO HOLA:D

  82. Ben Su demiş

    ;)

  83. Ben Su demiş

    (a) :) :p

  84. Ben Su demiş

    OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOMOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOMOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOPOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOKOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOİOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOŞOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOÖOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOMOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOBURDAKİ FARKLI HARFLERİ BULUN :D

  85. amine demiş

    çok güzel tam istediğim olmuş

  86. berkayyy demiş

    Namaz, dinin direğidir.

    O olmadan diğer ibadetlerin bir kıymeti olmayacaktır. Namazsız bir adam, direksiz, sütunsuz bir binaya benzer ve yıkılıp gitmesi, an meselesidir. Hadislerde geçen bazı müjdeli haberler; mesela, cömertlerin cennete gideceği haberi her ne kadar bir müjde olsa da bu, namaz kılan cömert için geçerlidir. Namazsız bir cömertlik işe yarasa da, insana cenneti garanti edemez. Benim kalbim temiz deyip, o kalbi veren Allah’ın en çok istediği ibadeti yapmayan insan, sadece kendini aldatır. Çünkü, kalb ancak Allah’ı anmakla tatmin olur. Allah yoksa bir kalpte, o kalb dünya sevgisiyle dolu demektir. Bir insan namaz kılmıyorsa, kalbinde Allah’a karşı derin bir boşluk var demektir ve her an bu insanın küfür sathına geçmesi sözkonusudur. Efendimiz buyuruyor ki; “ Namaz kılmayanla küfür arasında sadece bir perde kalmıştır.” Belki de bunun için Sahabi, namaz kılmayana neredeyse müslüman değil nazarıyla bakıyordu.Allah Resulü, “ Namazı terkeden, Allah’ın huzuruna, Allah ona çok kızmış bir halde çıkar.” buyurmuştu. Bunu bilen Abdullah bin Abbas, gözleri görmez olduğunda kendisine, sırt üstü yatıp bir kaç gün namazı ima ile kılması durumunda tedavisini yapabileceğini söyleyen doktora, “hayır bunu yapamam, çünkü Allah Resulü böyle buyurdu” demişti.Hazreti Ali bir gün sabah namazına kalkamaz. O gün akşama kadar ibadetle meşgul olur. Ertesi gün kendisini, tanımadığı biri namaza kaldırır. Hazreti Ali ona “sen kimsin” der. Şeytan olduğunu söyler. Niçin bunu yaptığını sorunca da, “Yine bütün gün Allah’a ibadet etmen beni memnun etmezdi” diye cevap verir. Evet şeytan vazifesini yerine getiriyor, Hazreti Ali de kendine düşeni yapıyordu. Namaz kılmayanlar, her gün şeytanı ne kadar sevindiriyorlar, düşünmeliler!

    Namaz, imandan sonra gelen en büyük hakikattir.

    Allah pek çok yerde, imandan hemen sonra namazdan bahseder. Mü’minleri tarif ederken hep, “iman eden ve salih amel işleyen” şeklinde tarif eder. Salih amelin başı ise, namazdır. Pek çok yerde de, imandan sonra direk namazı getirir. Daha Bakara Suresi’sinin başında ‘gayba iman edenler ve namazı dosdoğru kılanlar’ şeklinde, Allah mü’minleri tarif eder. Ensardan bir zat hurma bahçesinde namaz kılarken, gözü hurma salkımlarının gölgesine ilişir ve kendisine geldiğinde kaç rekat namaz kıldığını unutur. Sonra da Hazreti Osman’a gelerek, “Beni namazda oyalayan bu bahçeyi Allah yolunda feda etmek istiyorum” der. Hazreti Osman da bahçeyi elli bin dirheme satarak hazineye aktarır. O bahçe o tarihten sonra ‘elli binlik bahçe’ diye anılır. Evet, kuvvetli bir Allah inancına sahip olan sahabi, kendisini Allah’tan alıkoyan bahçesini yine Allah yolunda feda etmeyi hiç zor görmüyordu. Namaz onların nazarında buydu.

    Namaz, mü’minin miracıdır.

    Namazın muhtevası, insanların çok engin düşünmelerine vesile olacak kadar geniştir. Namaz kılarken, derinlemesine bir aşk u şevk içinde Allah’ın huzurunda bulunmanın şuurunda olmaktan, onu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasındaki cemaatten bir fert olarak kıldığını hissetmeye kadar; doğrudan doğruya kendisini meleklerin safları arasında görmekten, bir hamlede bizim ufkumuzu açan, Arş’ın örtüsüne alnını koyuyor gibi onu eda etmeye kadar geniş bir yelpazede namazı duyma şekilleri vardır. İnsanın buna muvaffak olmasının şart-ı evveli, namazı tıpkı bir Mirac veya Mirac’ın gölgesi gibi bilmesidir. Zira o, sadece yatıp kalkmaktan ibaret bir hareketler topluluğu değildir. Mü’min için her namaz bir Mirac vesilesidir. Ve mü’mine düşen de, her namazda farklı farklı buudlarda bile olsa Miracını tamamlamaktır.

    Namaz kılmak, bir tesbih, bir ta’zim ve bir şükürdür.

    Namaza duran kimse, kendi kusurunu, günahını, küçüklüğünü, Allah’ın kusurdan, aczden uzak olduğunu ve O’nun büyüklüğünü hatırlayarak ‘sübhanallah’ ve ‘allahuekber’ der. Allah’ın sonsuz nimetine karşı sonsuz şükür gerekir. Fakat bu şükür mümkün değildir. Ancak, insan niyetiyle ve niyetini mümkün olduğunca amele dökerek bu şükrü yerine getirebilir. Bu da sağlam bir kulluk ve devamlı ibadetle olur. Kulluğun en bariz özelliği ve ibadetlerin özü ise namazdır. Namazda ‘elhamdülillah’ kelimesi bu şükrün dil ile ifadesidir.Allah, Rab’dır. Rab, besleyen, terbiye eden, büyüten demektir. Allahın sonsuz bir Rububiyeti (Rabliği) vardır. Bu durum, Allah’ın, sonsuza kadar mahlukatı beslediği, terbiye ettiği manasına gelir. Bu kadar Sonsuz ve Büyük bir Saltanat, elbette kusurdan, noksandan uzak olmalıdır. İşte bu manayı ifade eden, namazın içindeki ‘sübhanallah’ kelimesidir. Yine bu Saltanat, acizlikten, küçüklükten, başkasına muhtac olmaktan da uzaktır. Öyle olmasaydı nasıl her şeyi çok mükemmel bir şekilde idare edecek, her şeyin ihtiyacına koşacak, her şeye cevap verecekti!?. İşte bu manayı ifade eden, yine namazın içindeki, el pençe divan durarak, bel kırarak, boyun bükerek; rükûlarda, secdelerde, kıyamlarda söylenen ‘allahuekber’ kelimesidir. Yine bu Saltanat, yani bu kadar doyuran, besleyen, terbiye eden, idare eden bir saltanat, elbette karşılığında bir şükür ister. İşte namazda, her rekatta Fatiha’nın başında söylenen ‘elhamdülillah’ kelimesi, iki namaz arasındaki nimetlere bir nevi şükürdür. Ayrıca, bu manaları teyid eden, destekleyip kuvvetlendiren bir de namaz sonrası tesbihler vardır. Yani, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem tarafından büyük bir sevabı olduğu ifade edilen, terkedilmesi ise çok büyük bir boşluk ve kayıp olarak görülen, 33’er defa söylenen ‘sübhanallah’, ‘elhamdülillah’ ve ‘allahuekber’lerdir.

    Namaz kılmak hem çok kolay hem de çok kârlı bir ticarettir.

    Bediüzzaman Hazretleri’nin Dördüncü Söz’de işaret ettiği gibi beş vakit namaz, yirmidört altın seviyesinde olan günlük yirmidört saatin sadece bir saatini alır, fakat ebedi bir cennet hayatını insana müjdeler. Tüccar, elbette sermayesinin hepsini harcamaz, bir kısmını yanında tutar, ta ki, ilerde işe yarasın, işini devam ettirebilsin. Hepsini birden, hem de lüzumsuz bir iş için harcarsa neticede ne olacağı belli olur. Lüzumlu bir iş için harcasa bile dünya hayatı ebedi değilken, ne kadar lüzumlu olabilir?! Şimdi, günlük sermayesinin yirmiüç saatini bu kısa dünya hayatı için harcayıp da onun bir saatini ebedi hayatı için vermeyen insanın ne kadar zarar ettiği malumdur.

    Namazdaki secde, kulun Allah’a en yakın olduğu andır.

    Efendimiz’in ifadesidir bu.

    Namaz, günde beş defa Allah’a hesap vermenin adıdır.

    Bize çok değerli bir sermaye verilmiştir. Bu sermaye ömürdür. Ömrün de kendine göre bir hesabı vardır. Mü’min her an yaşadığı hayatın hesabını verme şuuruyla yaşar. Bu şuuru her zaman canlı tutan da beş vakit namazdır.

    Namaz, günde beş defa insanın,Yüce Huzur’da küçüklüğünü bilmesidir.

    Günde beş defa Allah’ın huzurunda el pençe divan duran insan, elbette kendi küçüklüğünü hatırlayacak, neye ihtiyacı varsa, her şeye gücü yeten, her şeyi elinde bulunduran Allah’tan isteyecektir. Hazreti Ali radıyallahu anh’ı abdeste giderken bir titreme alırdı. Bu heyecanının ve ürpertisinin sebebini soranlara da ‘Biraz sonra Allah’ın huzuruna çıkacağım, nasıl titremeyeyim” derdi.

    Namaz, günde beş defa günahlardan arınmadır.

    Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: “ Beş vakit namaz, herhangi birinizin evinin önünden akan ve günde beş defa yıkandığı suyu bol bir nehre benzer. Allah, beş vakit namaz sayesinde, günahları yok eder.” (Buhari-Müslim)Ashabdan biri bir günah işlemiş, neticeyi de gelip Allah Resulü’ne bildirmişti. O sırada şu ayet indi: “ Gündüzün başı ve sonu ile, gecenin başlarında namaz kıl; çünkü iyi ameller, kötülükleri giderir.” Sahabi Allah Resulü’ne ‘bu ayet benim hakkımda mı indi’ diye sordu. Allah Resulü de “bütün ümmetim hakkında indi” buyurdu.Bir başka Hadisinde Allah Resulü şöyle buyuruyor: “ Aralarında büyük günahlar işlenmedikçe, beş vakit namaz ve cuma namazı, günahlara keffarettir.”Bir diğer Hadis de şöyle: “ Herhangi bir kimse, farz bir namazın vakti gelince onun abdestini tam alır, rükusunu tam yapar ve o namazı huşu ile (Allah’a saygıyla ve O’ndan korkarak) kılarsa, o namaz, o güne kadar işlemiş olduğu günahlara keffaret olur. Bu her zaman böyledir.” Selman Farisi anlatıyor: “ Bir gün Allah Resulü ile beraber bir ağacın altında bulunuyorduk. Ağacın bir dalını aldı ve salladı. Daldaki yapraklar dökülünce bana ‘niçin böyle yaptığımı sormayacak mısın?’ dedi. Ben de niçin yaptığını sordum. Buyurdu ki: “ Bir müslüman güzelce abdest alır ve beş vakit namazı kılarsa, şu yapraklar döküldüğü gibi onun da günahları dökülür.”Allah Resulü zamanında iki kardeş müslüman olur. Bir şehid olur diğeri de bir sene sonra ölür. Talha bin Ubeydullah rüyasında, sonra ölenin şehid olandan önce cennete girdiğini görür ve durumu hayretler içerisinde Allah Resulü’ne aktarır. Allah Resulü şöyle der: “ O sonradan ölen, şehid olan kardeşinden sonra, altı bin küsür rekat namazını kılmadı mı, Ramazan orucunu tutmadı mı? O halde iki kardeş arasında yerle gök arası kadar fark vardır.” Allah Resulü’nün vefat ederken yaptığı vasiyetin tamamı şuydu: “ Aman namaza sarılın! Bakmakla yükümlü olduğunuz kimselerin (işçi, köle, cariye, yetim..vs.) hukukunu gözetin.” Efendimiz’in hizmetçisi olan Enes bin Malik diyor ki, ‘Canı boğazına gelene kadar, dili döndükçe bunu tekrar etti.’

    Namaz, insanı bütün fuhşiyata ve kötülüklere karşı koruyan bir siperdir.

    Cenab-ı Hak, Ankebut sûresi, 45. Ayet’te şöyle buyuruyor: “ Hiç şüphe yok ki namaz, insanı çirkin işlerden ve haramlardan alıkor.” Fakat bu namaz, gerçekten, Allah’ı görüyor gibi kılınan namaz olmalı.

    Namaz kılmayı gerektiren deliller:

    1- Başta Cenab-ı Hak, namazı emreder. O’nun kulu olan, O’nun biricik isteğini yerine getirmez mi?

    2- Melek ve Peygamberler başta olmak üzere, bütün nurani şahsiyetler, en büyük şerefi Allah’a bağlılıkta bulmuşlar, bunu da namazla göstermişler. Allah Resulü, sabahlara kadar namaz kılmaktan ayakları şişiyordu. Neden böyle yaptığını söyleyenlere de, “Allah’a çok şükreden bir kul olmayayım mı?” diyordu.Hazreti Ömer hançerlenmiş yatıyordu. Baygındı ve bir türlü ayıltamamışlardı. O sırada Misver bin Mahreme gelir. Durumu öğrenince, “O’na namazın geçtiğini söyleyin, hemen ayılır.” der. Ömer’e, “Yâ Ömer, namaz!” derler. Ömer, birden yerinden doğrulur ve “Öyle mi, vallahi namazı terk edenin İslam’da payı yoktur.” der. Ve sonra da vücudundan kan aka aka namaz kılar.Hazreti Osman, gece kıldığı bir rekatlık namazda Kur’an’ın tamamını hatmediyordu.Esved bin Yezid En Nehaî, Sahabi’nin arkasından yetişen en büyük insanlardan biriydi. İbadetiyle meşhurdu. Gece sabaha kadar, evinin damında bir sütun gibi durur ve namaz kılardı. Komşusunun çocuğu da O’nu gerçekten bir sütun zannederdi. Bir gün çocuk o sütunu yerinde göremez ve annesine “Anneciğim, şu damın üstündeki sütuna ne oldu?” diye sorar. Annesi şöyle cevap verir: “ Yavrum o sütun değildi. O, Esved’di. Bugün öldü.”

    3- İnsan gayet aciz, küçük, güçsüz ve muhtac olarak yaratılmıştır. Bu durumunu telafi için mutlaka En Büyük, Sonsuz Kudret sahibi, Hiçbir şey muhtac olmayan Allah’a dayanmak, O’na bağlılığını ortaya koymak zorundadır. Bu da en iyi şekilde namazla olur. Çünkü günde beş defa insan O’nun huzuruna varır ve el pençe divan durur. Böyle biri için Allah, her şey demektir. Ayet şöyle der: “ Kul için Allah yetmez mi?” Evet, O’nu bulan her şeyi bulmuş, O’ndan kopan ise her şeyden mahrum kalmış demektir.

    4-İnsan fıtraten mutlaka birine kulluk yapacak şekilde yaratılmıştır. Görülüyor ki, Allah’tan başka her şeye gücü yeten, bütün ihtiyaçlara cevap verecek kimse yoktur. Öyleyse, O’na kulluk etmeli, O’ndan başkasının kapısını çalmamalı. Bu duyguyu da ifade eden ve canlı tutan, namazdır.

    5-Namaz kılmak, diğer bütün mahlukatın hukukunu gözetmek demektir. Çünkü, Kur’an’ın ifadesiyle kainatta her şey Allah’ı tesbih etmektedir. İbadetsiz özellikle de namazsız bir insan, kainatın bu ibadetini görmez, göremez. Çünkü herkes çevresine, kendi içinde bulunduğu psikoloji ile bakar. Ümitsizlik içinde kıvranan biri, herkesi ümitsiz zanneder. Bütün hadiseleri öyle yorumlar. Neşeden uçacak hale gelen biri de, herkesi neşeli zanneder. İbadetsiz biri de, her şeyi boş, vazifesiz zannederek onlara zulmeder. Halbuki çiçekten, taşa kadar her şey Allah’ı zikreder. Çiçek toplamak için kırlara çıkan Yunus, hiç bir çiçeği koparamadan geri döner. Çünkü, bütün çiçekler zikir halindedir. Çünkü Yunus da her zaman Allah’ı anmakta dolayısıyla da onun için bütün kainat zikir halindedir. Allah, taşların Allah korkusundan dolayı yuvarlanıp parçalandığından, un ufak olduğundan bahseder.

    6- Namaz kılmayan, aynı zamanda kendine zulmeder. Çünkü, insanda inkişaf etmeyi bekleyen, serpilip gelişmeyi, mükemmel hale gelmeyi bekleyen pek çok duygu ve kabiliyet vardır. Bütün bunların gelişip yararlı hale gelmesini Allah ibadete bağlamıştır. İbadet vesilesiyle insan, zamanla bir melek haline gelir. Hatta bir yerde meleklerin bile gıpta ettiği bir konuma sahip olabilir. İbadet edenle ibadet etmeyenin yaşadığı hayat, hayattan duyduğu lezzet bu duruma delildir. Yalnız insan gerçekten duya duya ibadet ettiği sürece bunu farkedecektir. Diğer türlü, geçiştirilerek yerine getirilen ibadetler, insanı mükellefiyetten kurtarsa da bahsettiğimiz terakkiyi yaşatmayacaktır.

  87. çağlar yılmaz demiş

    namaz kıldıkça ALLAH’a daha yakın oluruz ve cenneti garantilemiş oluruz

  88. samet demiş

    çok iyi olmuş

  89. emre demiş

    ramazan seni çarparım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: